LOVI INTERNATIONAL ACADEMY

GOETHE REHBERİ

Goethe hazırlığında kelime nasıl çalışılır?

Bir kelimeyi görünce tanıyor ama konuşurken bulamıyor musunuz? Kelime çalışmanızı anlam, birlikte kullanılan ifadeler ve kendi cümleleriniz üzerinden düzenleyin. Randevu örnekleri, kelime kaydı ve bakmadan üretme çalışmalarıyla tanıdığınız sözcükleri kullanıma taşıyın.

“Termin” kelimesini biliyorsunuz; peki randevuya ne oldu?

Der Termin kelimesinin Türkçe karşılığını öğrenmek bir başlangıçtır. Fakat bir mesajı anlamak için randevunun alındığını, değiştirildiğini veya iptal edildiğini de ayırmanız gerekir. İsmi, onunla birlikte kullanılan fiille kaydedin:

Bir isim çevresinde farklı iletişim amaçları
İfadeBu bağlamdaki anlamÖzgün cümle
einen Termin vereinbarenRandevu kararlaştırmak / almak.Ich möchte einen Termin vereinbaren.
einen Termin verschiebenRandevuyu başka zamana almak.Können wir den Termin auf Freitag verschieben?
einen Termin absagenRandevuyu iptal etmek.Ich muss meinen Termin leider absagen.

Şu mesajda randevu iptal mi ediliyor, başka zamana mı alınıyor?

Der Termin am Mittwoch findet nicht statt. Wir verschieben ihn auf Freitag um 14 Uhr.

A) Başka zamana alınıyor.
B) İptal ediliyor ve yeni bir zaman verilmiyor.
C) Çarşamba günü aynı saatte yapılacak.

Cevabı ve açıklamayı gösterCevap ve açıklama

A. İlk cümle çarşamba günü yapılmayacağını söyler. İkinci cümlede verschieben yeni zamanı bildirir: cuma 14.00. Yalnız ilk cümleyi okuyup “iptal” demek, mesajın devamındaki kararı kaçırır.

Ihn, den Termin yerine kullanılır. Kelime bilgisini cümle bağlantısından ayrı düşünmeyin; mesajda neyin değiştiğini takip edin.

Bu özgün çalışma, resmî bir Goethe sorusu değildir. Okuma için anlamı ayırdıktan sonra aynı ifadelerle kendi randevu mesajınızı yazın. Böylece yalnız seçeneği tanımayı değil, ihtiyacınız olan ifadeyi üretmeyi de çalışırsınız.

Resmî kelime listesini çalışma malzemesi olarak nasıl kullanabilirsiniz?

Goethe-Institut’un A2 ve B1 için yayımladığı kelime listeleri, ilgili seviyenin kelime kapsamına bakmak için başvuru kaynaklarıdır. A2 listesinin önsözü de listenin tek başına kelime öğretme ve pekiştirme için sınırlı olduğunu belirtir. Listeyi baştan sona bir çeviri ezberi gibi bitirmek yerine, kelimeleri bağlam içinde kullanabileceğiniz bir çalışmaya dönüştürün. (Kaynak: Goethe-Institut — A2 kelime listesi ve kullanım açıklaması; Goethe-Institut — B1 kelime listesi.)

Örneğin ulaşım, iş, günlük plan veya alışveriş gibi bir konudan başlayın. Bilmediğiniz sözcükleri seçin; bildiğiniz hâlde kullanamadığınız ifadeleri de işaretleyin. Ardından örnek cümleleri inceleyip kendi ihtiyacınıza uygun yeni bir cümle kurun. Bu, listenin sırasını takip etmekten farklı bir çalışma amacıdır.

“Şu kadar kelime öğrenirsem kesin geçerim” diye bir eşik belirlemeyin. Tanıdığınız sözcük sayısı, bir kaydı anlayabildiğinizi veya uygun bir mesaj yazabildiğinizi tek başına göstermez. Çalışmayı görev üzerinde kontrol edin.

Hangi listenin size uygun olduğunu belirlemeden önce hedef seviyeyi ve sınav sürümünü netleştirin. Dinlerken bildiğiniz kelimeyi tanıyamıyorsanız Hören çalışmasındaki ses–metin karşılaştırmasını da deneyebilirsiniz.

Kaydınız yalnız “Almanca — Türkçe” olmasın

Her kelime için uzun bir sözlük sayfası hazırlamanız gerekmez. Yeniden kullanmanıza yardım edecek kadar bilgi tutun. Bir isimde artikel ve çoğul, bir fiilde birlikte kullanılan yapı ve kendi cümleniz yararlı bir başlangıç olabilir. Aşağıdaki kayıt örnektir; bütün kelimeler için değişmez bir şablon değildir.

Bir kelimeyi yeniden kullanmaya yönelik kayıt
AlanÖrnek
Kelime ve biçimder Termin — die Termine
İhtiyacım olan ifadeeinen Termin verschieben / auf Freitag verschieben
Bağlamdaki anlamKararlaştırılmış görüşmeyi başka zamana almak.
Kendi cümlemIch kann am Donnerstag nicht kommen. Können wir den Termin auf Freitag verschieben?
Bakmadan cevaplayacağım soruPerşembe gelemiyorum. Randevuyu cumaya almak için ne söylerim?

Bir sözcüğün bütün anlamlarını aynı anda kayda doldurmak yerine, o anda karşılaştığınız anlamı açık tutun. Sonra başka bir bağlamda farklı kullanım görürseniz ekleyin. Sözlüğe bakarken ilk Türkçe karşılığı otomatik olarak cümleye yerleştirmeyin; örnek kullanımla karşılaştırın.

Dinleme için kaydı sesle de ilişkilendirin. Yazılı biçimini tanıdığınız ama kayıtta ayıramadığınız bir ifadeyi, güvenilir bir sözlük sesinden veya çalıştığınız resmî kayıttan dinleyin. Yazılı biçimi kapatıp duyduğunuz ifadeyi tanımayı deneyin. Sesi tanımak ve kelimeyi konuşurken bulmak ayrı ihtiyaçlar olabilir.

Seviye ilerledikçe yalnız yeni kelime değil, yeni kullanım çalışın

Aşağıdaki özgün örnekler kelimeleri resmî olarak seviyelere sınıflandırmaz. Farklı çalışma hedeflerini gösterir: kısa ihtiyaç bildirmek, gerekçe eklemek ve bir değerlendirmeyi sınırlandırmak.

A1–A2’ye yönelik kısa iletişim:
Ich brauche einen Termin. Am Montag habe ich Zeit.

B1’e yönelik gerekçeli iletişim:
Ich möchte den Termin verschieben, weil ich am Montag arbeiten muss.

B2–C1’e yönelik değerlendirme çalışması:
Eine flexible Terminvergabe erleichtert die Planung. Allerdings lassen sich kurzfristige Änderungen nicht immer vermeiden.

İlk örnek bir ihtiyacı ve zamanı bildirir. İkinci, değişiklik isteğini nedeniyle bağlar. Üçüncü ise planlamaya ilişkin bir avantajı, bir sınırlamayla birlikte ifade eder. Bunlar tam sınav cevabı veya resmî zorluk ölçümü değildir.

İleri düzey çalışma, her tanıdık sözcüğün yerine daha uzun bir sözcük koymak değildir. Eine Planung erleichtern veya Änderungen vermeiden gibi ifadelerin hangi düşünceyi aktardığını inceleyin. Bir görüşü açıklamak için gereken ifadeyi seçin; sırf “ileri düzey” göründüğü için bağlama uymayan kelime kullanmayın.

“Bir gün önce randevu almak, plan yapmayı kolaylaştırır” düşüncesini nasıl söylersiniz?

Einen Tag vorher, einen Termin vereinbaren ve die Planung erleichtern ifadelerinden yararlanarak bir cümle kurun. Önce sesli söyleyin, sonra yazın.

Cevabı ve açıklamayı gösterCevap ve açıklama

Einen Termin einen Tag vorher zu vereinbaren, erleichtert die Planung.

Bu olası bir cevaptır; tek doğru biçim değildir. Daha kısa iki cümle de kurabilirsiniz: Wir vereinbaren den Termin einen Tag vorher. Das erleichtert die Planung. İlk ifadeyi yazılı olarak tanıyıp bu yeni cümlede bulamıyorsanız üretim çalışmasına dönün.

Tekrar ederken kayda bakmadan ne yapabildiğinizi görün

Kaydı yeniden okumak, sözcüğü gördüğünüzde tanımanızı kontrol eder. Üretim için ise bir durumdan hareketle ifadeyi kendiniz bulmayı deneyin. Çalışmayı şu döngüyle düzenleyebilirsiniz:

  1. Durumu görün; cevabı kapatın.

    Örneğin “randevuyu cumaya almak istiyorum” sorusuna bakın. Almanca ifadeyi önce bakmadan söyleyin veya yazın.

  2. Cevapla karşılaştırın.

    Anlamı doğru kurdunuz mu? Fiil, artikel veya gerekli edat eksik mi? Kendi cevabınızın farklı ama doğru olabileceğini de kontrol edin.

  3. Yeni bir bağlamda kullanın.

    Bu kez zamanı, kişiyi veya nedeni değiştirin. İlk cümleyi ezberden tekrar etmek yerine ifadeyi yeni bir mesajda kullanın.

  4. Sonraki çalışmada yeniden dönün.

    Hatırladığınız ifadeyi ve hâlâ desteğe ihtiyaç duyduğunuzu ayırın. Zorlananları yeni görevlerde tekrar deneyin; yalnız koleksiyona yeni kelime eklemeyin.

Yeni kelime sayısını, tekrar ve kullanım için ayırabildiğiniz zamana göre belirleyin. Her gün aynı sayıda kelime öğrenme zorunluluğu yoktur. Çok sayıda kaydı biriktirip hiçbirini kullanmamak yerine, seçtiğiniz ifadelerin bir mesajda, bir görüşte veya bir sesli cevapta işe yarayıp yaramadığını görün.

Çalışmanın sonunda üç durumu ayırabilirsiniz: “Metinde tanıyorum”, “seste tanıyorum” ve “yardımsız kullanabiliyorum”. Bir kelime bu üç alanda aynı noktada olmayabilir. Sonraki çalışmayı en çok ihtiyaç duyduğunuz alana göre seçin.

Resmî kaynaklar

Resmî listelerin kapsamı ve kullanım amacı Goethe-Institut’un A2 ve B1 kelime listelerinden kontrol edilmiştir. Almanca cümleler, sorular, kayıt örnekleri ve çalışma önerileri bu rehber için hazırlanmıştır. Seviye etiketleri çalışma hedefini gösterir; resmî kelime sınıflaması, soru veya seviye ölçümü değildir.

Okumaya devam edin

Tüm yazılar ↗
SIRADAKİ YAZI · 19Goethe hazırlığına nereden başlanmalı?